Sosyal hak gasplarına ve krizin emekçilere kesilen faturasına karşı taleplerimizle 1 Mayıs kutlamalarına katılalım!

Her gün bir yeni saldırı planıyla emekçilere yönelen ve bu suretle de içine düştüğü bataktan kurtulmaya çalışan sermaye,2010 yılında da İsviçre’nin yerli-göçmen tüm emekçilerinini hedeften indirmedi.Emeklilik ücretlerini düşürmeye,sigorta ödeneklerini azaltmaya ve bazı işkollarında da emeklilik yaşını yükseltmeye çalışan azgın sermaye politikacıları,bir taraftan krizin bittiği,ekonomi de yeni döneme girildiği propagandasıyla işçilerin dikkatini dağıtmaya devam ediyor diğer taraftan da arka kapıdan  emekçilere yol gösteriyor.İşsizlik ve genç nüfus işsizliği son yılların en üst sınırında geziyor.Çalıştıkları halde aç kalanların sayısı günden güne artarken, zenginlerle yoksullar arasındaki gelir dağılımı uçurumu giderek derinleşiyor.Bütün bunlara rağmen,kapitalist krizin acı ilacın işçi ve emekçilerin yutmasını  ve
emekçilerden daha fazla fedakarlık talep ederek, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlar.

Her gün bir yeni saldırı planıyla emekçilere yönelen ve bu suretle de içine düştüğü bataktan kurtulmaya çalışan sermaye,2010 yılında da İsviçre’nin yerli-göçmen tüm emekçilerinini hedeften indirmedi.Emeklilik ücretlerini düşürmeye,sigorta ödeneklerini azaltmaya ve bazı işkollarında da emeklilik yaşını yükseltmeye çalışan azgın sermaye politikacıları,bir taraftan krizin bittiği,ekonomi de yeni döneme girildiği propagandasıyla işçilerin dikkatini dağıtmaya devam ediyor diğer taraftan da arka kapıdan  emekçilere yol gösteriyor.İşsizlik ve genç nüfus işsizliği son yılların en üst sınırında geziyor.Çalıştıkları halde aç kalanların sayısı günden güne artarken, zenginlerle yoksullar arasındaki gelir dağılımı uçurumu giderek derinleşiyor.Bütün bunlara rağmen,kapitalist krizin acı ilacın işçi ve emekçilerin yutmasını  ve emekçilerden daha fazla fedakarlık talep ederek, ölümü gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlar.

Saldırıları birlikte mücadele ederek engelleyebiliriz!

Çalışanların yaşam şartlarının giderek kötüleştiği,eğitimden sağlığa bir çok alanda yıkımların yaşandığı bu koşullar,  işçi ve emekçiler için kader sayılacak koşullar değil, işçi ve emekçiler de saldırılar karşısında alternatifsiz ve çaresiz değildir.Aksine bütün bu saldırılara dur diyerek geri püskürtebilecek yegane güçütür işçi ve emekçiler.İşçi sınıfının uluslar arası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs,bu süreçte daha bir anlamlı olmakta, sermayenin karşısında hak kazanımları için verilen mücadelede  daha da önem taşımaktadır.Bundan dolayıdır ki ayrım yapmadan bulunduğumuz her yerde yerli emekçi kardeşlerimizle omuz omuza 1 Mayıs kutlamalarına katılmalı,sümürüye,bölünmüşlüğe ve ayrımcılığa karşı güçlerimizi birleştirmeliyiz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Krizin bedelini sermaye sınıfı ödesin!

Herkese iş güvencesi,gençlere eğitim ve meslek yeri sağlansın !

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu

Laengistr.14 Pratteln

İşsizlik ödeneğinde yapılmak istenen kesintiye karşı mücadele edelim!

Sağcı,liberal, parlamento ve senato üyeleri Mart 2010’ da yapılan meclis toplantısında işsizlik parasında kesinti yapılmasını kararlaştırdı. Bu karara göre; 30 yaşın altında olan işsizlere sadece 260 gün işsizlik parası almasına izin veriliyor. Böylece bu zamana kadar uygulanan 400 günlük kart basma süresi 140 gün daha azaltılmış oluyor. Ayrıca 25 yaşından küçük olup, çocuk sahibi olmayan gençlerin kart basma süresi 200 günden 130 güne düşürülüyor Kriz bahanesiyle buldukları her yöntemle kazanılmış haklara yönelen liberal gerici burjuva partileri ve sermaye temsilcileri,kar üstüne kar açıklayan tekel ve holdinglere işçi ve emekçilerden yaptıkları kesintileri peşkeş çekerken,diğer taraftandan özel vergi indirimleri yapmaktan geri durmamaktadırlar. Gençleri iş aramaya teşvik etmek için böyle bir uygulmaya başvurduklarını açıklayan
burjuva politikacılar, meslek eğitim yeri arayan, çalışmak isteyen gençlere yeni iş alanları sağlamak yerine, onların var olan çok kısıtlı haklarınıda ellerinden almak istiyorlar. Bu tür uygulamaların ilk önce göçmen işçi ve emekçileri vurduğu en çok etkiyi göçmenler üstünde gösterdiği tecrübelerle sabittir.
Kesintiye yol açacak tasarının iptali için başlatılan imza kampanyası ve akabinde gelecek oylama için, ayrım gözetmeden  emekçiler olarak bizler karşı kampanyayı güçlendirmeli ve mücadele araçlarını geliştirmeliyiz.Birlikte ve güçlü örgütleyeceğimiz mücadele hem sermayenin saldırılarını geri çevirmenin olanaklarını sağlayacak hem de işçi ve emekçilerin birlikte ortak mücadelesini güçlendirecektir. İşçi ve emekçilere ve kazanılmış haklarına yönelmiş saldırı planları derhal geri çekilmeli krizin bedelini krize yol açan sermaye ödemelidir.

Sağcı,liberal, parlamento ve senato üyeleri Mart 2010’ da yapılan meclis toplantısında işsizlik parasında kesinti yapılmasını kararlaştırdı. Bu karara göre; 30 yaşın altında olan işsizlere sadece 260 gün işsizlik parası almasına izin veriliyor. Böylece bu zamana kadar uygulanan 400 günlük kart basma süresi 140 gün daha azaltılmış oluyor. Ayrıca 25 yaşından küçük olup, çocuk sahibi olmayan gençlerin kart basma süresi 200 günden 130 güne düşürülüyor Kriz bahanesiyle buldukları her yöntemle kazanılmış haklara yönelen liberal gerici burjuva partileri ve sermaye temsilcileri,kar üstüne kar açıklayan tekel ve holdinglere işçi ve emekçilerden yaptıkları kesintileri peşkeş çekerken,diğer taraftandan özel vergi indirimleri yapmaktan geri durmamaktadırlar. Gençleri iş aramaya teşvik etmek için böyle bir uygulmaya başvurduklarını açıklayan burjuva politikacılar, meslek eğitim yeri arayan, çalışmak isteyen gençlere yeni iş alanları sağlamak yerine, onların var olan çok kısıtlı haklarınıda ellerinden almak istiyorlar. Bu tür uygulamaların ilk önce göçmen işçi ve emekçileri vurduğu en çok etkiyi göçmenler üstünde gösterdiği tecrübelerle sabittir. Kesintiye yol açacak tasarının iptali için başlatılan imza kampanyası ve akabinde gelecek oylama için, ayrım gözetmeden  emekçiler olarak bizler karşı kampanyayı güçlendirmeli ve mücadele araçlarını geliştirmeliyiz.Birlikte ve güçlü örgütleyeceğimiz mücadele hem sermayenin saldırılarını geri çevirmenin olanaklarını sağlayacak hem de işçi ve emekçilerin birlikte ortak mücadelesini güçlendirecektir. İşçi ve emekçilere ve kazanılmış haklarına yönelmiş saldırı planları derhal geri çekilmeli krizin bedelini krize yol açan sermaye ödemelidir.

DİDF (Fédération d’Associations des ouvriers démocrates Suisse)

DIDF (Fédération d’Associations des ouvriers démocrates) est issue de l’immigration (turque et kurde) originaire de Turquie. Nous définissons notre politique en partant de cette réalité que les travailleurs et les jeunes issus de l’immigration turque et kurde vivant en Suisse, on construit leur avenir dans ce pays et donc doivent participer activement à la vie politique et sociale suisse. Mais c’est une participation qui ne se réalisera pas de soi. C’est pourquoi DIDF existe et travaille pour être un «  pont » entre les travailleurs issus de l’immigration turque et kurde, et les valeurs les plus positives de la société suisse avec ses mouvements sociaux, ses représentants, son histoire, sa culture….

DIDF entend lutter contre la politique d’immigration qui divise les travailleurs et qui affaiblit les moyens d’un travail collectif. Pour que toutes les discriminations qui constituent des obstacles importants à l’unité des travailleurs soient abrogées, DIDF a été et continuera d’être l’un des acteurs de  toutes les luttes pour le droit à la citoyenneté, la suppression des lois discriminatoires, et l’interdiction de toutes les organisations et les partis fascistes – racistes.

DIDF se positionne également contre toutes les pensées qui obscurcissent les sentiments de fraternité, d’amitié et de solidarité des travailleurs. C’est pourquoi nous affirmons : ni le nationalisme, ni le racisme, l’avenir est dans l’internationalisme.

Notre organisation est un défenseur des intérêts des travailleurs issus de l’immigration turque et kurde. Et il est certain pour nous que leurs intérêts se trouvent aux cotés des travailleurs suisses, que ce soit dans les rues, pendant les luttes sociales ou dans les syndicats.

Dans notre lutte en faveur des intérêts des travailleurs, nous sommes amenés à combattre le nationalisme turc. Nous savons que certaines associations fondées sur la base d’un repli communautaire et religieux encouragent la discrimination et la division entre les peuples et entre les travailleurs. Ces organisations ne manifestent aucune réaction aux problèmes des travailleurs en Suisse. Leur politique est de soutenir le nationalisme turc et de renforcer le travail des lobbies pour favoriser la réaction en Turquie, ce qui ne fait qu’affaiblir la vie en commun en Suisse. Nous condamnons ces idées réactionnaires.
DIDF est également un défenseur de la liberté et de la démocratie. C’est pourquoi nous serons toujours solidaires avec la lutte des peuples opprimés du monde entier.

DİDF (Föderation der Demokratischen Arbeitervereine)

Wer sind wir …..

DIDF ist ein demokratische, überparteiliche, unabhängige, aber keine unpolitische Organisation. Jeder Verein sowie jede Person, die/der sich mit den Forderungen von DIDF vereint, kann Mitglied werden oder bei uns mitmachen.DIDF ist eine Vereinigung, die von türkischen und kurdischen Beschäftigten gegründet wurde, aber nach dem Prinzip keine Trennung von Rasse, Sprache, Geschlecht, Religion handelt und ein Forum für Völkerverständigung und internationale Solidarität bildet. DIDF verfügt über engere Kontakte zu demokratischen Parteien, Organisationen, Gewerkschaften und Menschenrechtsvereinigungen in der Türkei, TR-Kurdistan und Europa.DIDF verfügt in ihrem Kampf für Gleichberechtigung und friedliches Zusammenleben über gute Kontakte zu demokratischen Organisationen, Gewerkschaften, Parteien, Vereinen, Initiativen, Bewegungen u.a. in der Bundesrepublik. In Basisbezogenen Bündnissen sowie Initiativen versucht sie eine Brücke zwischen den Problemen der Nicht-deutschen und dem gemeinsamen Kampf in Deutschland zu bilden.

Gegen Arbeitslosigkeit und Sozialkahlschlag

Arbeitslosigkeit, Obdachlosigkeit und Armut haben heute neue Maße angenommen. Gerade immer mehr türkische und kurdische Beschäftigte sind von diesem Zustand noch mehr beeinflußt. Arbeitslose, Migranten und Sozialhilfeempfänger werden als Sündenböcke der sozialen Ungleichheit bloßgestellt. Kapital und Politik versuchen durch diese Politik die wahren Ursachen der Arbeitslosigkeit zu vernebeln. Andererseits versuchen Großkonzerne und Kapitalkreise mit dieser Politik ihre Profite ohne Einschränkungen zu steigern und neue Begünstigungen erhalten. Damit versuchen sie auch den gemeinsamen Kampf zu schwächen.Wir sagen offen: Die Arbeitslosigkeit und Verarmung sowie die Sozialkahlschlagpolitik gehen auf das Konto des Kapitals.DIDF steht als Arbeiterorganisation offen gegen diese Teile- und Herrschepolitik. Durch ein gemeinsames Bündnis mit Gewerkschaften, Initiativen und Organisationen wollen wir auch die türkischen und kurdischen Kollegen für diesen Kampf gewinnen.Deshalb fordert DIDF:· Nein zu Privatisierung und Flexibilisierung· Kein Abbau sozialer Dienstleistungen· Schluß mit Arbeitsplatzabbau· Arbeitszeitverkürzung bei vollem Lohn- und Personalausgleich· Arbeitsplätze, Auskommen und gleiche Rechte für alle Für ein Miteinander In der Bundesrepublik leben heute fast 7,5 Mio. Menschen Nicht-deutsche. Auch die Rot-Grüne Regierung führt die schon vorhandene Ausgrenzungspolitik weiter fort und verhindert somit das friedliche Zusammenleben. Durch gesonderte “Ausländergesetze” werden Nichtdeutsche offen diskriminiert und gegen andere Teile dieser Gesellschaft ausgespielt. Dies verhindert auch das Zusammenleben.

Einbürgerungsrecht für alle

Auch in der Debatte um die Änderung des Staatsbürgerschaftsrechts haben rassistische Parteien mit einer breiten Kampagne eine Front gegen das Zusammenleben gebildet. Doch rund 70% der hier lebenden Migranten lebt seit mehren Jahren hier und hat ihren Lebensmittelpunkt in der Bundesrepublik. DIDF lehnt konsequent alle diskriminierenden Gesetze ab und setzt sich für die Gleichberechtigung und das Zusammenleben aller hier lebenden Menschen ein.

Deshalb fordert DIDF:

  • Einbürgerungsrecht für alle, die ihren Lebensmittelpunkt in der Bundesrepublik haben
  • Weg mit den diskriminierenden Gesetzen und Sonderregelungen
  • Gleiche soziale und politische Rechte für alle
  • Verbot von neofaschistischen Organisationen und ihrer Hetze
  • Weg mit der Abschiebe- und Zwangspolitik gegen Flüchtlinge

Gegen eine rassitische Abspaltungspolitik des türkischen Staates

In den letzten Jahren hat der türkische Staat vermehrt türkisch nationalistische, fundamentalistische und faschistische Organisationen im Rahmen der türkischen Lobby in Deutschland organisiert und sie zu Hetzkampagne angestachelt. Durch die nationalistische, islamistische und rassistische Propaganda der türkischen Regierung und ihrer Strukturen will man das gleichberechtigte Zusammenleben von Menschen unterschiedlicher Nationalitäten verhindern. All diese vielfältigen religiös, nationalistisch und staatlich orientierten Organisationen bezwecken eine Abspaltung und wollen in dieser Gesellschaft die Ghettosierung stärken. Die Alternative zum deutschen Rassismus kann keineswegs der türkische Nationalismus sein. DIDF lehnt als internationalistische Organisation alle möglichen Inhalte und Formen von Rassismus, Nationalismus, Diskriminierung und Ausgrenzung ab und kämpft für ein gleichberechtigtes Miteinander aller hier lebenden Menschen.

Solidarität mit der Demokratie- und Menschenrechtsbewegung in der Türkei

DIDF versucht in Deutschland ein breiteres Solidaritätsnetz mit der Demokratiebewegung in der Türkei und in Kurdistan aufzubauen und die Öffentlichkeit zu informieren. DIDFunterstützt die demokratische Medienlandschaft und solidarisiert sich mit dem Kampf der Gewerkschaften, demokratischen Parteien, politischen Gefangenen und der Menschenrechtsvereinigungen in der Türkei.

Kultureller Dialog gegen Vorurteile!

DIDF versucht verstärkt durch kulturelle Veranstaltungen und Aktivitäten einen kulturellen Dialog zu öffenen, in der das Kennenlernen von Kulturen einen wichtigen Schritt für die Überwindung der Vorurteile bildet. DIDF versucht in diesem Zusammenhang die fortschrittliche Kultur, Geschichte und Literatur in diesem Lande den hier lebenden Menschen aus der Türkei zu vermitteln und somit eine Brücke für eine gemeinsame Zukunft zu bilden. In diesem Zusammenhang organisiert DIDF Festivals, Lesungen und kulturelle Aktivitäten durch.

DİDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu)

DİDF, İsviçre’ de yaşayan bazı Türkiyelilerin oluşturdukları derneklerin, 1999 yılında Bern’de bir araya gelmesiyle kuruldu. DİDF, ulus, dil, din, ırk, mezhep ve cins ayrımı gözetmeksizin kapılarını her işçiye, emekçiye, kadına ve gence açan bir işçi Federasyonudur. DıDF, ısviçrede’ki Türkiyeli emekçiler ile ısviçreli emekçiler arasında önyargıları kırmak, onların ortak talepler için bir araya gelmesine yardım etmek için faaliyet yürütür, tüm uluslardan işçi emekçi ve gençlerin birliğini ve ortak mücadelesini güçlendirmek için çalışır. DİDF, İsviçre’ de yaşayan yabancıların “Getto” oluşturmasını engellemek ve kutuplaşmadan dolayı yabancılara karşı oluşan güvensizliği kaldırmak için çeşitli faaliyetler organize eder. DİDF, İsviçre’ de Türkiyelilerin sendikalara ve ilerici amaçlar güden diğer demokratık kitle örgütlerine, partilere aktif katılmalarını teşvik eder.

DİDF, Türkiyeli işçi ve emekçilerin entegrasyonuna hizmet edecek çalışmalar yapar. İsviçre’nin gündemini takip ederek, gelişmelerle ilgili Türkiyelileri bilgilendirir. DİDF, kadınların iş, ev, okul yaşamında cinsel ayrımcılığa maruz kalmasına, şiddete uğramasına karşı çıkarak, eşit haklar için mücadele eder. DİDF gençlik örgütü, işçi, çırak, öğrenci, işsiz gençlerin sorunlarının çözümünde yardımcı olur. Gençlik geleceğimizdir şiarından yola çıkarak, sosyal, kendine güvenli, var olan sorunları yenmek için çaba sarf eden, dayanışmayı seven gençliğin oluşması, gelişmesi için uğraş verir. DİDF, işçilerin ve emekçilerin kültürel değerlerini geliştirecek, zenginleştirecek kültürel etkinlikler düzenler ve destekler. DİDF, Türkiyeli işçilerin kendilerini birçok alanda geliştirmeleri için kurslar düzenler. DİDF, yukarıda belirtilen hedeflere uygun yakın faaliyet yürüten, (başta yerli sendika, parti, dernek vb. kuruluşlar olmak üzere) tüm kurum ve kuruluşları destekler; din, dil ve milliyet ayrımı gözetmeden birlikte, kardeşçe toplumsal bir yaşamın kurulmasından yana olan tüm kişi ve kurumlarla birlikte çalışır.

DİDF, işçilerin birliği ve kardeşliğinin ortak mücadele ile sağlanabileceğine inanır ve İsviçre sendikal hareketine bulunduğu her alanda aktif olarak katılır. Üyelerini sendikaya üye olmaları ve sendikanın faaliyetlerine katılmaları için teşvik eder.

“Yan Yana Değil, Birlikte Yaşam!”ı kendine temel şiar edinmiş olan DİDF, “kültürler çatışması “, ” medeniyetler çatışması” adı altında farklılıkların ve önyargıların derinleştirilmesi üzerinden göçmenleri “kendi içine kapalı tutmayı” hedefleyen, politikalara karşı çıkarak, her ulusdan işçi ve emekçinin uyum içinde birlikte yaşayabileceği bir İsviçre yaratmak için mücadele eder.

Postal Codes Lookup